1 • Almanya jeostratejik duruşunu değiştiriyor mu?
Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı savaşın 1. yılı geride kalırken, bu savaşın uluslararası siyasal sisteme etkileri konusunda yapılan analizlerde gündeme gelen konulardan biri de Almanya’nın savaştan nasıl etkilendiği meselesidir. Almanya'nın dünyanın en büyük 4. ekonomisi olduğu da dikkate alındığında, kararlarıyla Avrupa Birliği başta olmak üzere küresel siyasal ve ekonomik sistemi etkileyecek kapasiteye sahip olduğu da söylenebilir.
Rusya-Ukrayna Savaşı'yla birlikte Almanya’nın dış politikasında iki önemli değişikliğin yaşandığı söylenebilir. İlk olarak, Berlin’in uzun süredir Moskova karşısında uyguladığı denge politikasının sona erdiği ve Almanya’nın açık bir şekilde Rusya karşısında Amerika Birleşik Devletleri'nin arkasında ve Ukrayna’nın yanında pozisyon aldığı görülüyor. En son Alman Leopard 2 tanklarının Ukrayna’ya gönderilmesi kararı Berlin’in Ukrayna’ya destek konusunda geldiği noktayı gösteriyor. Uzun tartışmaların ardından Almanya’nın hem başka ülkelere sattığı tankların Ukrayna’ya teslim edilmesine izin vermesi hem de kendisinin doğrudan bu tanklardan Ukrayna’ya vereceğini açıklaması önemli dönüm noktalarından biridir. Savaşın başından itibaren Rusya ile çatışmanın doğrudan tarafı olmaktan kaçınan, Ukrayna’ya askeri yardım ve Rusya’ya yaptırımlar konusunda hep yavaş davranmakla eleştirilen Almanya, bu kararla birlikte Batı’nın Rusya’ya karşı yürüttüğü savaşın öncü ülkelerinden biri olmuştur.
İkinci olarak, savaş süresince Rusya’nın Ukrayna’ya karşı saldırıları karşısında, Berlin’in askeri harcamalarını ciddi şekilde artırıp güçlü bir ordu kurma kararı alması da, gerek Almanya gerekse küresel sistem açısından önemli sonuçları olabilecek bir politika değişikliğidir. Almanya, özellikle Nazi Almanya'sının İkinci Dünya Savaşı’nda oynadığı olumsuz rolün ardından ekonomik kapasitesini geliştirmeye odaklanmış ve güvenlik konularında ABD'nin peşine takılmayı tercih ederek askeri harcamalarını düşük tutmuştu. Askeri harcamalarını gayri safi milli hasılasında yüzde 2'nin üzerine çıkaracak olması Almanya'yı dünyanın en fazla askeri harcama yapan üçüncü ülkesi konumuna getirecektir.
2 • Almanya’ya yeni bir rol mü yükleniyor?
Rusya konusunda denge politikasını terk eden ve dünyanın en büyük askeri güçlerinden biri olmaya karar veren Almanya’nın önce Avrupa’da sonra da dünyanın genelinde yeni bir rol üstlendiğini ileri sürmek mümkündür. Bu rolün ABD, Avrupa ve dünyanın geri kalan ülkeleri açısından farklı anlamlar taşıdığı söylenebilir. Öncelikle ABD açısından bakılırsa, Almanya’nın askeri harcamalarını artırıp Kuzey Atlantik İttifakı'nın (NATO) askeri gücüne daha fazla katkıda bulunması gerektiği nerdeyse bütün Amerikan başkanları tarafından sürekli dile getirilen bir talepti. Bu talebi en keskin bir şekilde dile getiren Donald Trump, “Almanya, Rusya’ya her yıl enerji için milyarlarca dolar ödüyor ve bizim onları Rusya’dan korumamız bekleniyor. Bu nasıl bir şey. Ayrıca Almanya NATO’ya karşı yükümlülüğü olan yüzde 2 askeri harcama konusunda çok ihmalkar.” [1] diyerek bu ülkedeki Amerikan askerlerinin bir kısmının geri çekileceğini açıklamıştı.
Devamını okuyun...