Almanya Federal Başbakanı (Şansölye) Olaf Scholz’un hafta sonundaki Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar ziyareti Alman dış politikası açısından önemli arayış ve dönüşümlere işaret ediyor.
Almanya, her hal ve şartta “kışı atlatır” ama enerji krizini iyi yönetememesi durumunda Almanya’daki koalisyon hükümetinin “kışı atlatması” zor olabilir. Daha şimdiden ülkede bazı kesimlerin aşırı şekilde artan enerji fiyatlarının neden olduğu pahalılık yüzünden huzursuzluğunun ve hükümete yönelik eleştirilerin dozunun arttığı görülüyor.
Almanya'nın dış politikasında "sembolik konular"
Rusya’ya karşı hazırlıksız bir şekilde girişilen güç mücadelesinin sonucu olarak enerji krizine sürüklenen Almanya’nın kendisine yeni tedarikçi araması ve aşırı yükselen petrol ve doğalgaz fiyatlarının aşağı çekilmesi arayışı bu ziyaretin ana amacını oluşturuyor. Bu arayışla bağlantılı olarak Alman dış politikasında yaşanan dönüşüm ise Suudi Arabistan’la yaklaşık dört yıldır süren gerginliğin bu ziyaretle birlikte sona ermiş olmasıdır. Bu ziyaretin, Yemen Savaşı’ndaki insan hakları ihlalleri nedeniyle Suudi Arabistan’a karşı Almanya’nın 2018’den beri uyguladığı silah ambargosunun sonunu getirip getirmeyeceğini zaman gösterecek. Ancak Berlin’in enerji konusunda istediğini alması durumunda bu konuda geri adım atması kuvvetle muhtemel görünüyor. Zira ziyaretin gerçekleşmiş olması zaten başka bir insan hakları meselesi olan Cemal Kaşıkçı cinayeti konusunda geri adım atıldığını göstermiş oldu. Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğunda Ekim 2018’de öldürülmesinin ardından Suudi Arabistan yönetimini sert bir şekilde eleştiren dönemin Federal Başbakanı Angela Merkel, bu şartlar altında bu ülkeye silah satışının gündeme gelemeyeceğini duyurmuştu.
Devamını okuyun...