top of page
AiColorize_1_20240113 (1) kopya.jpg

Uluslararası İlişkiler / International Relations - Türkiye Dış Politikası / Turkey's Foreign Policy

Beni Takip Edin !

  • X

Rusya-Ukrayna Savaşı’nın Avrupa Enerji Politikalarına Etkisi

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının uluslararası siyasal sistem üzerinde çok ciddi etkiler ortaya çıkardığı ve bundan sonraki süreçte de bu etkinin devam edeceği açıktır. NATO’nun Avrupa’daki konumu, Almanya’nın silahlanma kararı alması ve AB’nin Ukrayna’yı aday ülke olarak kabul edip Rusya karşısında bu ülkeye kararlı bir şekilde destek vermesi bu etkilerden bazılarıdır. AB’nin Rusya’ya karşı ABD’nin öncülük ettiği yaptırımlara katılması karşılığında Moskova’nın enerji alanındaki karşı yaptırımlarına maruz kalması ise Avrupa ülkelerinin bazıları açısından çok yıkıcı etkilerin ortaya çıkmasına neden oldu.

Enerji alanında Rusya’ya olan bağımlılık sorununu çözmeden Moskova ile böyle bir güç mücadelesi içerisine girilmesi, birçok AB ülkesinin tüm ekonomik zenginliklerine rağmen başa çıkmakta zorlandıkları bir enerji krizi ile karşı karşıya kalmalarına yol açtı. Bu sorunun üç boyutundan bahsetmek mümkündür. Her şeyden önce bazı Avrupa ülkeleri kışa girilirken ciddi bir enerji tedarik riskine sahiptirler. İkinci olarak, kriz nedeniyle aşırı şekilde yükselen enerji fiyatları, dünyanın diğer bölgelerinde olduğu gibi Avrupa’da da özellikle bu açıdan dışa bağımlı ülkelerde hayat pahalılığının, ona bağlı yoksulluğun ve bunun sonucu olarak istikrarsızlığın artması endişesini de beraberinde getirmektedir. Üçüncü olarak, Rusya ile yaşanan bu gerginliğin Moskova’ya karşı izlenecek politika konusunda AB ülkeleri arasındaki çatlağı derinleştirdiği, yaptırımların olumsuz sonuçlarından korkan bazı AB ülkelerinin bu alanda alınmak istenen ortak kararlara uymak istemediği ve hatta bazı AB ülkelerinde bu konuda iç aktörler arasında da ciddi tartışmalar yaşandığı görülüyor.

Bu sorunlara yakından bakmadan önce AB-Rusya enerji ilişkilerinde gelinen son noktaya dair birtakım tespitler yapalım. Öncelikle savaş öncesinde AB’nin enerji tedarikinde Rusya’nın çok önemli bir yere sahip olduğunun altını çizmek gerekir. 2020 verilerine göre, AB ihtiyaç duyduğu toplam enerjinin yüzde 58’ini ithal etmek zorunda kalmıştır. Aynı yıl içinde ithal ettiği kömürün yüzde 54’ünü, doğal gazın yüzde 43’ünü ve petrolün yüzde 29’unu Rusya’dan temin etmişti. Bu rakamlar, dünyanın en büyük enerji tüketicileri arasında yer alan AB ülkelerinin bu alanda Rusya’ya ciddi bir bağımlılığı olduğunu göstermekteydi. Ancak bütün AB üyelerinin bu konuda aynı pozisyonda olmadığını, bazılarının bağımlılık düzeyi çok yüksek iken bazıları açısından bir bağımlılıktan bahsetmenin söz konusu olmadığını da ifade etmek gerekir. Örneğin doğal gaz konusunda Finlandiya, Baltık ülkeleri, Polonya, Macaristan, Slovakya, Bulgaristan, Avusturya ve Almanya’nın savaş öncesinde alternatif kaynaklarla telafi edilmesi zor düzeyde Rus gazına bağımlılıkları söz konusuydu. Finlandiya, Estonya ve Bulgaristan için bu bağımlılığın derecesi yüzde 100’e ulaşıyordu.


Devamını okuyun...




Son Yazılar

bottom of page